ASİLTÜRK HUKUKRandevu

Genç girişimci Bağ-Kur prim desteği kaldırıldı: 12 ayı dolmayanlar ne yapabilir?

Av. Mustafa ASİLTÜRK27 Eylül 20267 dk okuma

Genç girişimci prim desteği, 29 yaşını doldurmadan ilk kez vergi mükellefi olan ve genç girişimci kazanç istisnasından yararlanan kişilerin Bağ-Kur primlerinin bir yıl süreyle Hazinece karşılanmasıydı. Destek, 7566 sayılı Kanun'la 1 Ocak 2026'dan itibaren kaldırıldı; Kanun'da bir yıllık süresi dolmamış olanlar için geçiş hükmü bulunmuyor.

Dizüstü bilgisayarının başında evraklarını inceleyen genç bir girişimci

Kısaca

  • Genç girişimcilerin Bağ-Kur primlerinin bir yıl süreyle Hazinece karşılanmasını öngören 5510 sayılı Kanun m.81/1-(k), 7566 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle yürürlükten kaldırıldı.
  • 7566 sayılı Kanun 19/12/2025 tarihli ve 33112 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı; kaldırma 2026 Ocak ayı başında yürürlüğe girdi.
  • Kanun'da, bir yıllık desteği henüz dolmamış girişimciler için geçiş hükmü yoktur. Bu kişilere 2026 Ocak'tan itibaren prim tahakkuk ettirildiği bildirilmektedir.
  • Gelir vergisi istisnası (GVK mükerrer m.20) bu değişiklikten etkilenmedi; üç yıllık vergi istisnası devam ediyor.
  • Güçlü argüman kazanılmış hak değil, haklı beklentidir. Mahkeme yürürlükteki kanunu uygulamakla bağlı olduğundan, sonuç büyük ölçüde Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesine bağlıdır.
  • Dava, önce SGK'ya başvurulduktan sonra iş mahkemesinde açılır. Konuda henüz yayımlanmış bir üst mahkeme kararı yoktur.

2018’den bu yana 29 yaşından küçük girişimcilere iki ayrı destek veriliyordu: üç yıllık bir gelir vergisi istisnası ve bir yıllık Bağ-Kur prim desteği. Aralık 2025’te yayımlanan bir kanunla prim desteği kaldırıldı. Sorun, kaldırmanın desteği henüz yarısında olan girişimcileri de kapsaması ve bunlar için bir geçiş hükmü öngörülmemesidir.

Genç girişimci prim desteği neydi?

Destek, 7143 sayılı Kanun’la 5510 sayılı Kanun’un 81. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (k) bendine dayanıyordu. Buna göre şu şartları taşıyan kişilerin Bağ-Kur primleri bir yıl süreyle Hazinece karşılanıyordu:

  • Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20. maddesindeki genç girişimci kazanç istisnasından yararlanmak,
  • Mükellefiyet başlangıcında 18 yaşını doldurmuş, 29 yaşını doldurmamış olmak,
  • 1 Haziran 2018’den sonra ilk defa 4/1-b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalı olmak.

Adi ortaklık ve şahıs şirketlerinde bu destekten yalnızca bir ortak yararlanabiliyordu. Hazine primi, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden karşılıyordu; daha yüksek kazanç beyan eden girişimci aradaki farkı zaten kendisi ödüyordu.

Vergi istisnası ile prim desteği aynı şey değil

Uygulamada bu iki destek sıkça karıştırılır, oysa dayanakları farklıdır:

Vergi istisnası Prim desteği
Dayanak GVK mükerrer m.20 5510 s. Kanun m.81/1-(k)
Süre Üç vergilendirme dönemi Bir yıl
Kapsam Kazancın, gelir vergisi tarifesinin ikinci diliminin üst sınırına kadar olan kısmı Bağ-Kur primlerinin alt sınır üzerinden Hazinece karşılanması
2026 durumu Devam ediyor Kaldırıldı

Vergi istisnası bu değişiklikten etkilenmedi. Şartları taşıyan girişimciler üç yıllık istisnadan yararlanmaya devam ediyor.

Destek nasıl kaldırıldı?

7566 sayılı “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, 19 Aralık 2025 tarihli ve 33112 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

  • Kanun’un 23. maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 81. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendini yürürlükten kaldırdı.
  • Kanun’un 38. maddesinin (ç) bendi, 23. maddenin 2026 yılı Ocak ayı başında yürürlüğe gireceğini öngördü.

Kanun’da, bir yıllık destek süresi henüz dolmamış olanların ne olacağına dair bir geçiş hükmü yoktur. Uygulamada bu durumdaki girişimcilere 2026 Ocak ayından itibaren prim tahakkuk ettirildiği ve bu tahakkuklara karşı davalar açıldığı bildirilmektedir.

Kimler etkilendi?

Durumunuz, desteğe ne zaman başladığınıza göre değişir:

Durum Hukuki değerlendirme
2026’da ilk kez Bağ-Kur’lu oldunuz Kaldırılan hükme dayanılamaz; destek talebinin hukuki dayanağı yoktur.
2025’te desteğe başladınız, 12 ay 2026’ya sarktı Asıl uyuşmazlık grubu. Dayanak haklı beklenti ve geçiş hükmünün yokluğudur.
2026’dan önceki aylar için de prim istendi Kanunun geçmişe uygulanması söz konusudur; kazanılmış hak argümanı güçlüdür. Ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu ayrım önemlidir. 2026 Ocak’tan sonraki aylar için yapılan tahakkuk, kaldırmanın ileriye uygulanmasıdır. “Geriye dönük tahakkuk” ancak 2026’dan önceki aylara ait primler istenirse söz konusu olur.

Kazanılmış hak mı, haklı beklenti mi?

Bu davalarda en sık kullanılan ifade “kazanılmış hak ihlali”dir. Ancak Anayasa Mahkemesinin tanımı bu argümanı 2026 sonrası aylar için zayıflatır.

Kazanılmış hak dar tanımlanır. Anayasa Mahkemesine göre kazanılmış haktan söz edebilmek için hakkın, yeni kanundan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekir (16/11/2017, 2016/195 E., 2017/158 K., § 64). Prim desteği ay ay işleyen bir destek olduğundan, 2026’dan önceki aylar bu tanıma girer; 2026’dan sonraki aylar için aynı şeyi söylemek zordur.

Asıl güçlü argüman haklı beklentidir. Aynı kararda Anayasa Mahkemesi, hukuki güvenlik ilkesinin kazanılmış hakka dönüşmemiş beklentileri de belli ölçüde koruduğunu belirtmiş; kanun koyucunun, önceki düzene dayanan beklentileri gözetmediği değişikliklerde geçiş hükümleriyle hakkaniyete uygun istisnalar getirmesi gerektiğini vurgulamıştır (§ 67-68). Haklı beklentinin şartları şunlardır (§ 70):

  1. Lehe ve güvenilen bir kanun. (k) bendi süresi ve kapsamı belli bir destek öngörüyordu; girişimci mükellefiyet açarken buna güvendi.
  2. Öngörülemez değişiklik. Süreli bir desteğin, süre işlerken ve geçiş hükmü olmadan kesilmesi öngörülemez sayılabilir.
  3. Objektif beklenti. Kanun’da “1 yıl süreyle” denmesi, desteğe başlayan herkes için on iki ayın tamamlanacağı yönünde objektif bir beklenti yaratır.
  4. Önemli bir kamu yararı bulunmaması. Bu, argümanın en zayıf halkasıdır. İdare bütçe disiplinini ve teşvik politikasının yeniden düzenlenmesini ileri sürecektir. Buna karşı, zaten başlamış desteklerin kalan birkaç ayının kişi başına sınırlı bir mali yük olduğu savunulabilir.

Bir sınırlama: Dayanak olarak gösterilen 2016/195 sayılı karar, kamulaştırma davalarında vekâlet ücretine ilişkin farklı bir konudadır ve itirazın reddiyle sonuçlanmıştır. Karar haklı beklenti ilkesinin kaynağı olarak kullanılabilir; ancak bu ilkenin genç girişimciler lehine uygulanacağının güvencesi değildir. Anayasa Mahkemesi aynı kararda her beklentinin korunamayacağını, aksi hâlde kanun koyucunun hukuk düzeninde değişiklik yapmasının olanaksızlaşacağını da belirtmiştir.

Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkı da destekleyici bir argüman olarak ileri sürülebilir. Anayasa Mahkemesi mülkiyet hakkının maddi varlığı olmayan hak ve alacakları da kapsadığını kabul etmektedir (23/12/2015, 2015/15 E., 2015/118 K., § 8). Kanunla tanınmış, süresi belli bir desteğin kalan kısmının bu kapsamda korunup korunmayacağı ise tartışmalıdır.

Mahkeme kanunu uygulamak zorunda

Bu davanın gerçekçi çerçevesini anlamak için şu nokta önemlidir: (k) bendi yürürlükten kaldırıldığına göre, SGK’nın 2026 Ocak’tan sonraki aylar için desteği uygulamaması kanuna uygundur. İş mahkemesi de yürürlükteki kanunu uygulamakla bağlıdır; kanunu Anayasa’ya aykırı bularak kendiliğinden uygulamama yetkisi yoktur.

Bu yüzden davanın sonucu büyük ölçüde somut norm denetimine bağlıdır. Anayasa’nın 152. maddesi uyarınca, kanunun geçiş hükmü içermemesinin Anayasa’ya aykırı olduğu yargılama sırasında ileri sürülebilir. Mahkeme bu iddiayı ciddi bulursa davayı geri bırakarak dosyayı Anayasa Mahkemesine gönderir; ciddi bulmazsa iddia, kanun yolunda esas hükümle birlikte incelenir. Anayasa Mahkemesinin esastan vereceği bir ret kararından sonra on yıl geçmedikçe aynı hükmün Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla yeniden başvuru yapılamaz; bu nedenle ilk başvurunun sonucu bütün girişimcileri etkiler.

Talebin konusu bir hükmün kendisi değil, bir geçiş hükmünün eksikliği olduğundan, Anayasa Mahkemesinin bu tür bir iddiayı nasıl ele alacağı da ayrıca belirsizdir.

Görevli ve yetkili mahkeme

Görevli mahkeme iş mahkemesidir. 5510 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, Kanun’un 101. maddesi ve 7036 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (b) bendi uyarınca iş mahkemelerinde görülür. Bazı yazılarda önerilen idare mahkemesi veya Danıştay yolu, bu uyuşmazlık için görevli yargı yeri değildir.

Yetkili mahkeme. 7036 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre davalının (SGK) yerleşim yeri ile işlemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Uygulamada bu, işlemi yapan sosyal güvenlik il müdürlüğü veya merkezinin bulunduğu yerdir. Davacının yerleşim yeri bu maddede sayılmamıştır.

SGK’ya başvuru şartı. 7036 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca dava açmadan önce SGK’ya başvurmak zorunludur. SGK altmış gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır. Dava açabilmek için talebin reddedilmiş veya reddedilmiş sayılmış olması yeterlidir; Kanun, bundan sonra iş mahkemesinde dava açmak için ayrı bir süre öngörmez. İdari yargıdaki 60 günlük dava açma süresiyle karıştırılmamalıdır. Arabulucuya başvurmak da gerekmez.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, SGK’ya başvurunun tamamlanabilir bir dava şartı olduğunu kabul etmektedir: başvuru yapılmadan açılan dava hemen reddedilmez, mahkeme başvurunun yapılması için kesin süre verir (15/11/2021, 2021/3479 E., 2021/14126 K.; 25/12/2024, 2024/3497 E., 2024/13813 K.; HMK m.115/2).

Ödeme emri tebliğ edilirse

SGK prim borcunu tahsil etmek için ödeme emri gönderirse ayrı ve kısa bir süre işlemeye başlar. 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca ödeme emrine tebliğden itibaren 15 gün içinde itiraz edilmelidir. SGK alacaklarına ilişkin bu itirazlar, 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülür. Bu süre, SGK’ya başvuru sürecinden bağımsızdır ve kaçırılırsa borç kesinleşebilir.

Bireysel başvuru

Anayasa Mahkemesine doğrudan kanuna karşı bireysel başvuru yapılamaz. Mahkemeye göre yasama işlemleri doğrudan bireysel başvuru konusu olamaz; ancak kanunun uygulanması niteliğindeki işlem ve eylemlere karşı başvurulabilir (B. No: 2017/40383, 16/09/2020, § 39-40). Bu nedenle bireysel başvuru, ancak SGK işlemine karşı başvurulabilecek yargı yolları tüketildikten sonra gündeme gelir.

Özetle

Genç girişimci Bağ-Kur prim desteği 1 Ocak 2026’dan itibaren kaldırıldı; vergi istisnası devam ediyor. Kaldırma, desteği yarısında olan girişimciler için bir geçiş hükmü içermiyor.

Bu kişiler bakımından en güçlü argüman kazanılmış hak değil, haklı beklentidir. Ancak iş mahkemesi yürürlükteki kanunu uygulamakla bağlı olduğundan, davanın sonucu büyük ölçüde mahkemenin Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulup Anayasa Mahkemesine göndermesine ve Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesine bağlıdır. Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla konuda yayımlanmış bir üst mahkeme kararı bulunmamaktadır.

Uyuşmazlığın sonucu henüz belirsizdir. Bununla birlikte ödeme emrine itiraz için öngörülen 15 günlük süre, hak kaybına yol açabilecek niteliktedir.

Diğer yazılarımız: ilave tediye ve TYP çalışanlarının hakkı · uzman erbaşlığa geçen sözleşmeli erin ikramiyesi. Sosyal güvenlik çalışma alanımız sayfasına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Genç girişimci Bağ-Kur prim desteği kaldırıldı mı?

Evet. 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi, 7566 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle yürürlükten kaldırıldı. Kaldırma, Kanun'un 38. maddesinin (ç) bendi uyarınca 2026 yılı Ocak ayı başında yürürlüğe girdi.

7566 sayılı Kanun ne zaman yayımlandı?

19 Aralık 2025 tarihli ve 33112 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Kanun'un adı 'Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'dur.

Genç girişimci vergi istisnası da kaldırıldı mı?

Hayır. Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20. maddesindeki kazanç istisnası ayrı bir düzenlemedir ve devam etmektedir. Kaldırılan yalnızca Bağ-Kur primlerinin Hazinece karşılanmasıdır.

Prim desteğinden kimler yararlanıyordu?

Genç girişimci kazanç istisnasından yararlanan, mükellefiyet başlangıcında 18 yaşını doldurmuş ve 29 yaşını doldurmamış, 1 Haziran 2018'den sonra ilk defa Bağ-Kur'lu (4/1-b) olan kişiler. Adi ortaklık ve şahıs şirketlerinde yalnızca bir ortak yararlanabiliyordu.

Destek ne kadar süreliydi ve neyi kapsıyordu?

Bir yıl sürüyordu. Hazine, primi prime esas kazanç alt sınırı üzerinden karşılıyordu. Girişimci daha yüksek bir kazanç üzerinden prim ödemeyi seçmişse aradaki fark zaten kendisine aitti.

2025'te desteğe başladım, 12 ayım dolmadı. Ne oldu?

Kanun'da sizin durumunuz için bir geçiş hükmü yoktur. Uygulamada bu durumdaki girişimcilere 2026 Ocak ayından itibaren prim tahakkuk ettirildiği bildirilmektedir. Uyuşmazlığın asıl konusu budur.

2026'da ilk kez vergi mükellefi oldum, destekten yararlanabilir miyim?

Hayır. Kaldırılan hükme dayanılamaz. Vergi istisnasından ise şartları taşıyorsanız yararlanmaya devam edebilirsiniz.

Bu durum kazanılmış hak ihlali midir?

Kesin olarak söylenemez. Anayasa Mahkemesi kazanılmış hakkı, yeni kanundan önce bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş hak olarak dar tanımlar. 2026'dan önceki aylar bu kapsamda savunulabilir; 2026'dan sonraki aylar için daha güçlü argüman haklı beklentidir.

Haklı beklenti nedir?

Anayasa Mahkemesine göre kişinin güvenerek hareket ettiği, lehine bir kanunda öngörülemez bir değişiklik yapılması ve herkes için objektif olarak beklenebilecek bir beklentinin sonuçsuz bırakılmasıdır. Ancak bu beklentinin ihlalini gerektiren önemli bir kamu yararı bulunmamalıdır.

Mahkeme kanunu uygulamayabilir mi?

Hayır. İş mahkemesi yürürlükteki kanunu uygulamakla bağlıdır. Mahkeme, Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi bulursa Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca davayı geri bırakıp dosyayı Anayasa Mahkemesine gönderebilir.

Hangi mahkemede dava açılır?

İş mahkemesinde. 5510 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, Kanun'un 101. maddesi ve 7036 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca iş mahkemelerinde görülür.

Hangi yerdeki iş mahkemesi yetkili?

7036 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre davalının yerleşim yeri ile işlemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Uygulamada bu, işlemi yapan sosyal güvenlik il müdürlüğü veya merkezinin bulunduğu yerdir. Davacının yerleşim yeri bu maddede sayılmaz.

Dava açmadan önce SGK'ya başvurmak zorunlu mu?

Evet. 7036 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca önce SGK'ya başvurulur. SGK altmış gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır ve dava açılabilir. Arabulucuya başvurmak gerekmez.

SGK'ya başvurulmadan açılan dava hemen reddedilir mi?

Hayır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesine göre SGK'ya başvuru tamamlanabilir bir dava şartıdır; mahkeme davayı reddetmeden önce başvurunun yapılması için kesin süre verir.

SGK ret verdikten sonra dava açma süresi var mı?

7036 sayılı Kanun'un 4. maddesi, iş mahkemesinde dava açmak için ayrı bir süre öngörmez; aranan, talebin reddedilmiş olmasıdır. İdari yargıdaki 60 günlük dava açma süresi bu davalarda uygulanmaz. Ödeme emrine itiraz ise ayrı ve süreye bağlıdır.

Ödeme emrine itiraz süresi nedir?

6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gündür. SGK alacaklarında bu itirazlar iş mahkemesinde görülür; süre kaçırılırsa borç kesinleşebilir.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapabilir miyim?

Doğrudan kanuna karşı yapılamaz. Anayasa Mahkemesine göre yasama işlemleri bireysel başvuru konusu olamaz; ancak kanunun uygulanması niteliğindeki SGK işlemine karşı, yargı yolları tüketildikten sonra başvuru yapılabilir.

Konuda yerleşik bir yargı kararı var mı?

Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla konuda yayımlanmış bir Yargıtay veya Anayasa Mahkemesi kararı bulunmamaktadır. Sonuç belirsizdir ve büyük ölçüde Anayasa Mahkemesinin yapacağı değerlendirmeye bağlıdır.

Dayanak ve kaynaklar

Av. Mustafa ASİLTÜRKYazarAv. Mustafa ASİLTÜRK

Genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez.

İlgili yazılar

İdare hukuku

Uzman erbaşlığa geçen sözleşmeli ere ikramiye ödenir mi? Artan aylar ne olur?

Statü geçişi yapan sözleşmeli erin ikramiye hakkı, tamamlanmayan yıla ait ay ve günler için eksik ödeme sorunu.

İş hukuku

İlave tediye nedir? TYP çalışanları ilave tediye alabilir mi?

Kamu işçilerine ödenen ilave tediye ve Yargıtay'ın TYP çalışanları için verdiği 2025 kararı.

WhatsApp